Koşul
Bunun gerçekleşmesi veya geçerli olması neye bağlı?
Anlamı
Koşul, bir durumu başka bir duruma bağlı kılar. Gerçek bir olasılığı, düzenli bir ilişkiyi veya yalnızca hayal edilen bir durumu anlatabilir. Diller koşulu sözcüklerle veya fiil biçimleriyle gösterebilir. Bazıları ayrı bir koşul işareti kullanmadan bu bağı bağlama bırakır. Hayal edilen durumlar bir durumun gerçek olup olmadığına odaklanır. Koşul ise iki durum arasındaki bağı anlatır.
Nasıl fark edilir?
Başka bir olayın gerçekleşmesi veya bir ifadenin geçerli olması için gerekli olan durumu bul.
Ana dilinizde
Türkçede koşul -sa/-se ile gösterilir. Bu ek bir fiil biçiminden sonra gelebilir veya durum bildiren bir sözcüğe eklenebilir. Farklı çekimler, gerçekleşmesi mümkün bir durum ile hayal edilen bir durumu ayırır. Eğer, koşul bağını daha açık hâle getirebilir. Ancak ek zaten koşulu gösterdiği için eğer çoğu zaman söylenmez.
Hava güzelse, yürüyüşe çıkalım.
Koşul eki, havanın durumunu anlatan güzel sözcüğüne eklenir.
Vaktin olursa, beni ara.
Olursa, vaktin bulunmasını gerçekleşmesi mümkün bir durum olarak sunar.
Vaktim olsa, daha çok kitap okurdum.
Olsa ve okurdum, hayal edilen bir durumu ve onun sonucunu anlatır.
Öğrenilen dilinizde
İngilizcede koşullar çoğunlukla if ile başlar. Unless, if ... not anlamı taşır. Gelecekteki olağan bir olasılık için if ile başlayan bölümde genellikle şimdiki zaman biçimi kullanılır; diğer bölümde will bulunabilir. Daha düşük olasılıklı veya hayal edilen bir durumda ise if sonrasında çoğu zaman geçmiş zaman biçimi gelir. Diğer bölümde would ve fiilin yalın hâli, yani ek almamış biçimi, kullanılır.
If it rains tomorrow, we'll eat inside.
Yarın yağmur yağarsa içeride yemek yiyeceğiz.
Rains şimdiki zaman biçimidir. Gelecek anlamını tomorrow açıkça gösterir.
You can't use the pool unless you're a guest.
Misafir değilsen havuzu kullanamazsın.
Unless you're a guest, if you're not a guest anlamına gelir.
If I had a bigger kitchen, I would buy a larger table.
Daha büyük bir mutfağım olsa daha büyük bir masa alırdım.
Had geçmişteki bir olayı değil, şimdi hayal edilen bir durumu anlatır.
Türkçede gelecekteki bir koşul gelecekse gibi bir biçimle anlatılabilir. Bu alışkanlıkla İngilizcede if sonrasına will ekleme: *If it will rain, we'll stay home. → If it rains, we'll stay home. Türkçede hayal edilen durum -sa/-se ile kurulabilir. İngilizcede if sonrasında geçmiş zaman biçimi aynı işi yapabilir; bu biçim mutlaka geçmişi anlatmaz.