Hayal edilen durumlar
Bir gerçeği mi anlatıyoruz, yoksa bir durumu mu hayal ediyoruz?
Anlamı
Bir durumu gerçek olarak değil, hayal ettiğimiz bir durum olarak anlatabiliriz. Böylece olasılıkları düşünür, geçmişi farklı hayal eder veya bir dileği ifade ederiz. Diller özel fiil biçimleri, yardımcı sözcükler veya bağlam kullanabilir. Bazılarında hayal edilen durumlara özel bir biçim yoktur. Koşul, bir durumu başka bir duruma bağlar. Hayal edilen durumlar ise koşul bulunsun veya bulunmasın, durumun hayal olarak sunulmasıyla ilgilidir.
Nasıl fark edilir?
Bir durumu hayal, dilek veya gerçekte olandan farklı bir durum olarak sunan biçimleri, sözcükleri ve bağlamı ara.
Ana dilinizde
Türkçede -sa/-se biçimleri hayal edilen durumları ve dilekleri anlatır; bunlarla sıkça keşke kullanılır. -saydı/-seydi içeren biçimler çoğunlukla geçmişi farklı hayal etmeye yarar. Yapardım gibi biçimler de ne olacağını veya geçmişte ne olmuş olacağını anlatır. Hayal edilen bir durumda eğer sözcüğünün açıkça bulunması gerekmez.
Keşke evim daha büyük olsa.
Keşke ve olsa, evi olduğu gibi anlatmaz; bir dilek bildirir.
Dün erken çıksaydık, treni kaçırmazdık.
İki fiil biçimi birlikte, gerçekte yaşanandan farklı bir geçmişi hayal eder.
Senin yerinde olsam, biraz dinlenirdim.
Konuşan kişi kendisini dinleyenin yerinde hayal eder.
Öğrenilen dilinizde
İngilizcede geçmiş zaman biçimleri yalnızca geçmişi değil, hayal edilen şimdiki veya gelecek durumları da anlatabilir. Would, could veya might, bir koşulun hayal edilen sonucunu gösterebilir. Geçmişi farklı hayal etmek için if bölümünde genellikle had ve past participle kullanılır. Past participle, fiilin gone gibi üçüncü hâlidir. Sonuç bölümünde ise would have ile bu fiil biçimi kullanılır.
If I lived closer, I would walk to work.
İş yerime daha yakın otursaydım işe yürüyerek giderdim.
Lived geçmiş zaman biçimindedir ama hayal edilen şimdiki bir durumu anlatır.
If we had left earlier, we would have caught the bus.
Daha erken çıksaydık otobüse yetişirdik.
Konuşan kişi geçmişi farklı hayal eder: otobüse yetişecek kadar erken çıkmamışlardır.
I wish I had a bigger kitchen.
Keşke mutfağım daha büyük olsa.
Had, şimdiki zamana ilişkin bir dileği anlatır; konuşanın geçmişte sahip olduğu bir şeyi değil.
Türkçede hayal edilen durum -sa/-se ile gösterildiği için İngilizcedeki geçmiş zaman biçimini gerçek geçmiş sanmak kolaydır. If I lived closer gibi bir ifade şimdiki bir hayali anlatabilir. Ayrıca sıradan bir hayalî koşulda would genellikle if bölümüne konmaz: *If I would live closer, I would walk. → If I lived closer, I would walk.