Bu, şu, o; burada, şurada, orada
Buradan ve şu andan bakarak neyi işaret ediyoruz?
Anlamı
İşaret eden sözcükler, söylediklerimizi o durumdaki veya konuşmadaki kişi, şey, yer ve zamanlara bağlar. Yakındaki, uzaktaki, az önce sözü edilen veya şu anda ilgili olan bir şeyi gösterebilirler. Diller bu seçenekleri farklı biçimde ayırır. Bazıları dinleyene yakın olanı da ayrı bir biçimle gösterir. Bazen bağlam, işaret eden sözcüğün yerini tutabilir. Yakınlık ve uzaklık yalnızca mesafeyi anlatır. Bu bölüm ise konuşanın bulunduğu noktadan bir şeyi göstermesiyle ilgilidir.
Nasıl fark edilir?
Kimi, neyi, hangi yeri veya zamanı gösterdiği konuşana, duruma ya da konuşmanın akışına bağlı olan sözcüklere bak.
Ana dilinizde
Türkçede bu, yakındaki veya o anda üzerinde durulan bir şeyi gösterir. O, daha uzaktaki ya da konuşmada sözü edilen bir şeyi gösterir. Şu ise gösterilen bir şeye dikkat yöneltir. Şu, yalnızca orta uzaklık için kullanılan veya yalnızca dinleyene yakın şeyleri gösteren bir biçim değildir. Burada, şurada ve orada da genel olarak aynı ayrımları taşır.
Bu çanta benim.
Bu, yakındaki veya o anda üzerinde durulan çantayı gösterir.
Şu raftaki bardağı verir misin?
Şu, dinleyenin dikkatini gösterilen rafa yöneltir.
Anahtarlar orada, masanın üstünde.
Öğrenilen dilinizde
İngilizce, yakın olarak sunulan şeyler için this/these, daha uzak olarak sunulan şeyler için that/those kullanır. Bu işaret sözcükleri, yani duruma veya konuşmaya göre bir şeyi gösteren sözcükler, tek başına kullanılabilir ya da doğrudan bir ismin önüne gelebilir. İsmin önüne geldiklerinde tanımlık kullanılmaz. Here/there yerleri, now/then zamanları gösterir. İşaret sözcükleri konuşmanın bir bölümüne de işaret edebilir.
This bag is mine; that one is yours.
Bu çanta benim, o da senin.
This, bir çantayı yakın olarak sunar. That, daha uzaktaki başka bir çantayı gösterir.
These shoes are wet.
Bu ayakkabılar ıslak.
These, yakın olarak sunulan birden çok şey için kullanılan biçimdir.
Please wait here.
Lütfen burada bekle.
Here, konuşanın bulunduğu veya gösterdiği yeri belirtir.
Türkçede ismin önündeki bu, şu ve o çoğul isimle de aynı kalır. İngilizcede ise this yerine these, that yerine those gerekir: *This shoes are wet. → These shoes are wet. Türkçedeki şu için de tek bir karşılık yoktur; bağlama göre this veya that seçilebilir.