Amaç
Bu eylemle neye ulaşılmak isteniyor?
Anlamı
Amaç, bir eylemi onunla ulaşılmak istenen şeye bağlar. İstenen sonuç gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Diller amacı özel sözcüklerle, fiil biçimleriyle veya eklerle anlatabilir. Bazıları ayrı bir amaç işareti kullanmadan bağlama dayanır. Neden, eyleme neyin yol açtığını açıklar. Amaç ise ileride ulaşılmak istenen şeye bakar.
Nasıl fark edilir?
Kişinin eylemi neyi gerçekleştirmek için yaptığını gösteren bölümü bul. İstenen sonucun gerçekten gerçekleşmesi gerekmez.
Ana dilinizde
Türkçede iki eylemi de aynı kişi yapıyorsa amaç çoğunlukla -mak/-mek için ile anlatılır. Amaç bildiren bölüm genellikle asıl eylemden önce gelir. İstenen eylemi başka biri yapacaksa -sın/-sin diye veya -ması/-mesi için gibi biçimler kullanılabilir. Bu yapılar bir amacı belirtir; sonucun mutlaka gerçekleştiğini söylemez.
Ekmek almak için fırına gittim.
Fırına giden kişi, ekmeği almayı da amaçlar.
Çocuk uyusun diye ışığı kapattım.
İstenen eylemi yapacak olan çocuktur; ışığı kapatan kişi değildir.
Öğrenilen dilinizde
İngilizcede bir eylemin amacı çoğu zaman to ve ardından gelen fiilin yalın hâliyle, yani ek almamış biçimiyle gösterilir. So that, kendi öznesi olan bir amaç bölümünü başlatır. Bu bölümde sıkça can veya could gibi bir fiil bulunur. For sonrasında bir isim geldiğinde bir şeyin ne için kullanılacağı anlatılabilir: money for lunch.
I went to the library to study.
Ders çalışmak için kütüphaneye gittim.
Kütüphaneye giden ve ders çalışan kişi aynıdır.
I'll leave the key here so that you can get in.
İçeri girebilmen için anahtarı buraya bırakacağım.
So that farklı bir özneye izin verir: anahtarı ben bırakırım, içeri sen girersin.
This bag is for wet clothes.
Bu çanta ıslak giysiler için.
For sonrasında gelen isim öbeği, yani bir isim etrafında kurulan sözcük grubu, çantanın ne için kullanılacağını gösterir.
Türkçede hem çalışmak için hem de yemek için para gibi ifadelerde için kullanılır. İngilizcede amaç bir eylemse çoğu zaman to ve fiil, bir isimle belirtiliyorsa for kullanılır: *I went there for study. → I went there to study. İki eylemi aynı kişi yapıyorsa kısa to biçimi kullanılabilir; farklı bir özne gerekiyorsa so that uygun olabilir.