Bilginin nasıl edinildiği
Konuşan kişi bunu nasıl öğrendi?
Anlamı
Konuşan kişi, bilgiyi görerek, işiterek, başkasından öğrenerek veya ipuçlarından çıkararak edindiğini gösterebilir. Böylece doğrudan yaşananlar, aktarılan bilgiler ve ipuçlarından çıkarılan sonuçlar ayrılır. Bazı diller bilginin kaynağı için özel biçimleri zorunlu kılar. Bazıları isteğe bağlı sözcük veya ifadeler kullanır. Kesinlik, kişinin ne kadar emin olduğunu gösterir; Bilginin nasıl edinildiği ise bilginin nereden geldiğini gösterir.
Nasıl fark edilir?
Yalnızca konuşanın ne kadar emin olduğunu değil, bilgiyi nereden edindiğini gösteren sözcük ve biçimleri ara.
Ana dilinizde
Türkçede -miş ve ünlü uyumuna göre değişen biçimleri, başkasından öğrenilen bilgiyi, ipuçlarından çıkarılan sonuçları ve yeni fark edilen durumları anlatır. İsimlerden veya durum bildiren sözcüklerden sonra -(y)miş biçiminde gelebilir. -di geçmiş zaman biçimi olayı daha doğrudan sunar, ancak konuşanın olaya tanık olduğunu garanti etmez. Ek tek başına yeterli olmadığında, kaynağı belirten ifadeler bilginin nereden geldiğini açıklayabilir.
Ayşe yeni bir işe başlamış.
Konuşan kişi bunu doğrudan bir anlatım olarak değil, öğrendiği bir haber olarak sunar.
Yerler ıslak; gece yağmur yağmış.
Yerlerin ıslak olması, yağmur yağdığı sonucuna dayanak oluşturur.
Aa, telefonum buradaymış!
Ek, yeni fark edilen bir durumu gösterir; telefonun geçmişteki yerini belirtmesi gerekmez.
Öğrenilen dilinizde
İngilizcede I saw, I heard that veya judging by gibi ifadeler bilginin kaynağını belirtebilir. Apparently, başkasından alınan bir bilgiye veya ipuçlarından çıkarılan bir sonuca işaret edebilir; anlamı bağlama bağlıdır. İngilizcede her ifadenin kaynağını gösteren özel bir fiil biçimi kullanmak normalde zorunlu değildir.
I heard that the cafe is closing.
Kafenin kapanacağını duydum.
Konuşan kişi bu bilgiyi başkasından öğrendiğini belirtir.
Apparently, the shop is closed today.
Anlaşılan dükkân bugün kapalı.
Konuşan kişi başkasından gelen bilgiye veya ipuçlarına dayanır. Kaynağın hangisi olduğu bağlamdan anlaşılır.
Judging by the wet coats, it's raining outside.
Paltoların ıslak olduğuna bakılırsa dışarıda yağmur yağıyor.
Islak paltolar, konuşanın çıkardığı sonucun dayanağıdır.
Türkçedeki -miş, bilginin nasıl edinildiğini veya yeni fark edildiğini gösterebilir. İngilizce fiillerin aynı ayrımı kendi biçimleriyle göstermesini bekleme. Gerektiğinde I heard that veya judging by gibi ifadeler kullanılır. Apparently yalnızca başkasından duyulan bilgiye karşılık gelmez; ipuçlarından çıkarılan bir sonucu da sunabilir.