Cümleye anlam katan küçük sözcükler
Bu küçük sözcük mesaja ne katıyor?
Anlamı
Küçük bir sözcük mesaja sınır, şaşkınlık veya konuşanın tutumuyla ilgili bir ipucu katabilir. Bu sözcükler bir kişi, nesne veya eylemi adlandırmak yerine mesajın nasıl anlaşılacağını biçimlendirir. Diller farklı sözcükler kullanır; her görev için ayrı bir sözcük bulunmayabilir. Benzer etkiler eklerle veya sesle de sağlanabilir. Sözcüğün etki alanı, bir sözcüğün anlamının hangi bölüme uzandığıyla ilgilidir. Cümleye anlam katan küçük sözcükler ise bu etkiyi yaratabilen bir sözcük türünü ele alır.
Nasıl fark edilir?
Mesajı sınırlayan, bir bölümü öne çıkaran veya mesaja ince bir anlam katan kısa sözcükleri bul. Bu sözcük varken ve yokken mesajın anlamını karşılaştır.
Ana dilinizde
Türkçede de/da, bile ve işte gibi parçacıklar kullanılır. Parçacık, mesajın yorumlanışına katkıda bulunan küçük bir sözcüktür. Bu sözcükler ekleme, şaşkınlık veya konuşanın tutumunu belirtir. Yerleri ve vurgulanışları önemlidir. De/da, eklenen öğeden sonra gelir; bile ise beklenmedik bir öğeyi öne çıkarır.
Ben de sizinle geliyorum.
De, konuşanı da gelen kişiler arasına katar.
Bu soruyu Ece bile çözdü.
Bile, Ece'nin soruyu çözmesini beklenmedik bir durum olarak sunar.
İşte otobüs geliyor!
İşte, o anda fark edilir hâle gelen bir şeye dikkat çeker.
Öğrenilen dilinizde
İngilizcede only, even ve just gibi küçük sözcükler bilgiyi sınırlar, öne çıkarır veya bir ricayı yumuşatır. Bu sözcükler parçacık olarak kullanılabilir: mesajın nasıl anlaşılacağını biçimlendirir ve biçim değiştirmezler. Cümledeki yerleri, hangi bölümü etkilediklerini göstermeye yardım eder.
I have only ten minutes.
Sadece on dakikam var.
Only, süreyi sınırlar ve bu sürenin az olduğunu düşündürür.
Even Tom liked the soup.
Çorbayı Tom bile beğendi.
Tom, çorbayı beğenmesi beklenmeyen biri olarak sunulur.
Could you just wait a minute?
Bir dakika bekleyebilir misin?
Dostça bir ricada just, istenen yardımı küçük gösterebilir. Sabırsız bir sesle söylendiğinde etkisi değişir.
Türkçede bile öne çıkardığı öğeden sonra gelirken İngilizcede even çoğunlukla o öğeden önce gelir: *Tom even liked the soup. → Even Tom liked the soup. İlk cümle farklı bir bölümü öne çıkarabilir. Only sözcüğünün yeri de neyin sınırlandığını değiştirir. Ricalarda just her zaman nazik değildir; sabırsız bir sesle söylendiğinde etkisi değişebilir.