Yapabilme
Bunu yapabilir mi?
Anlamı
Yapabilme, bir kişinin neyi yapabildiğini anlatır. Öğrenilmiş becerileri ve kişinin bedensel veya zihinsel kapasitesini kapsar. Diller bunu yardımcı fiillerle, eklerle veya günlük ifadelerle anlatabilir. Bazılarında buna özgü bir biçim yoktur. İzin, kişinin neyi yapmasına izin verildiğini gösterir. Yapabilme ise kişinin o işi yapacak beceriye veya kapasiteye sahip olup olmadığını anlatır.
Nasıl fark edilir?
İfadenin yalnızca izin verildiğini mi, yoksa kişinin bir şeyi yapacak beceriye veya kapasiteye sahip olduğunu mu anlattığına bak.
Ana dilinizde
Türkçede yapabilme çoğunlukla fiile eklenen -(y)abil/-(y)ebil yeterlik fiiliyle gösterilir. Bunun ardından zaman ve kişi ekleri gelir. Böylece yapabilme şimdiki veya geçmiş zamana ait olabilir. Yapamamayı anlatan yaygın biçim -(y)ama/-(y)eme ile kurulur. Bazı zaman eklerinden önce bu biçimde başka değişiklikler de olur.
Derya çok iyi yüzebiliyor.
Fiil, yapabilmeyi şimdiki zamanla birlikte gösterir.
Bu kavanozu açamıyorum.
Olumsuz yeterlik biçimi, yalnızca açmamayı seçmeyi değil, açamamayı anlatır.
Beş yaşındayken okuyabiliyordum.
Yeterlik biçiminden sonra zaman ekleri ve birinci tekil kişi eki gelir; geçmişteki bir beceri anlatılır.
Öğrenilen dilinizde
İngilizcede yapabilme çoğunlukla can ve ardından to almayan bir fiille anlatılır. Could sıkça geçmişteki genel bir beceriyi gösterir. Was/were able to ise genellikle belirli bir seferde bir işi başarmayı anlatır. Be able to, gelecekteki yapabilmeyi anlatan will be able to gibi biçimlerin kurulmasını da sağlar.
I can ride a bike.
Bisiklete binebiliyorum.
Can bir beceriyi gösterir. Ride, to olmadan gelir.
When I was ten, I could swim across the pool.
On yaşındayken havuzun bir ucundan diğerine yüzebiliyordum.
Could, tek bir yüzme olayını değil, kişinin o yaştaki becerisini anlatır.
The door was stuck, but we were able to open it.
Kapı sıkışmıştı ama açabildik.
Were able to, kapıyı açmanın başarıyla gerçekleştiğini gösterir.
Türkçede yeterlik fiili eyleme eklenir. İngilizcede can ve could ayrı sözcüklerdir; ardından gelen fiile to eklenmez: *I can to swim. → I can swim. Türkçede okuyabiliyordum ve açabildik gibi biçimler aynı yeterlik yapısına dayanır. İngilizcede genel geçmiş beceri için could, belirli bir seferde başarı için ise çoğunlukla was/were able to kullanılır.